Zırvalama Tahtası symfony, debian, PHP5, SQL ve pek çok ayrıntı

24Aug/100

Topluluk ve tasarım

Aşağıdaki yazıyı 2007 Kasım'ında yazmaya başlamış ancak daha sonra ilerde devam ederim diyerek taslak halinde bırakmışım, arşivde gezerken fark ettim ve yarımda olsa yayınlamaya karar verdim. Kime, ne yardımı dokunur bilemiyorum. Katkıda bulunabilir, devamını getirebilirsiniz.

Grafik ve tasarım birbirinden ayrılmaz ikili olsa da her ikise birbirinden farklı işlerdir. Grafik oranı düşük ancak temiz öğeler ile hazırlanmış pek çok site dolaşıyor etrafta ve bunların pek çoğu web 2.0 kavramı ile hareket ediyor. Hayır öyle janjanlı değil sadece temiz yalın tasarımları olan ve içeriği kullanıcıların belirlediği siteler. Peki 10 sene önceki web'te olup bitenler ve bugün'ü karşılaştırdığınızda neler görüyoruz? Yani akımları ve modaları kastediyorum. 10 sene önce arkaplanda yanıp sönen yıldızlar vardı. her taraf sadece hareketli olsun diye donatılmış gifler vardı. Ve insanlar internette bir şeyler yapmaya çalışıyordu (I kiss you). Kimileri başardı kimileri başaramadı. Başaranlar yeni akımlar oluşturmaya veya onları takip etmeye devam ettiler. 10 sene öncesinin arka planında ışıklar, yıldızlar olan siteleri hala ayakta ve bir taraftada yeni anlayışın oluşturduğu siteler var. Peki kimler hangilerini tercih ediyor ve neden?

Kişisel olarak izlenimim dünün genç olanları, geliştirdikleri unsurları/fikirleri kullanan siteleri tercih ettiği yönünde. Yani eğer 25 yaş üstü iseniz ve şimdiye kadar sadece chat yapmak yerine bir takım oluşumları takip etmiş bir şeyler yapmak için çaba göstermiş iseniz içeriği kendinizin belirleyebildiği siteleri tercih ediyorsunuz.

Oysa dünün orta yaşlıları veya interneti hatun/erkek düşürme mekanı için sınırsız bir kaynak olarak görenler hala arka planında yıldızlar parlayan siteleri tercih ediyorlar çünkü ne kendilerini ne de içinde bulundukları toplulukları geliştirmek yönünde hiç bir çaba gösterme gereği duymadılar. Zevkleri ve görüşleri aynı kaldı. İnce ve temiz tasarıma sahip toplulukların içerisinden zeki ve kültürlü insanların bulunması, hala bir şeyler yapma isteğini dürtükleyen ve bunun için çaba gösteren insanların bulunmasından ibaret.

Filed under: Bu ne?, Genel, Kişisel, ben No Comments
25Jan/090

web programcıları platformu

Web programcıları platformu adı altında web yazılımları geliştiricilerini bir araya getirmek, ve geliştiriciler arasında bilgi, ilgi, tecrübeye dayalı sosyal bir ağ oluşmasını sağlamak amacı ile bir organizyon düzenlendi dün İTÜ Maslak kampüsünde.

“web programlama nedir?” sorusuna verilebilecek yanıtlar son bir kaç yılda oldukça genişledi ama bu sorunun tam sorulamadığı ortada idi. Aslında bu organizasyonun biraz daha gençlerin elinden çıkmış, bir bilgi değişimi organizasyonu olarak görmek isterdim ancak organizsyonu düzenleyen, destekleyen kurum ve şirketlerin statüleri ve bize söylenenler doğrultusunda bunu göremiyorum, bu neden ile yapılan bu organizasyona karşı eleştiri ve görüşlerimde biraz daha agresif ve hırçın.

Önce kim bu organizasyona ön ayak oldu’ya bir bakalım, “Golden Horn Ventures” adında bir risk sermayesi yönetimi. Şu anda arkadaşım ile birlikte üzerinde bir miktar çalışma fırsatı bulduğumuz projemiz için daha önce yaptığım capital şirketleri arasında duruşu ve söylemi ile dikkatimi çekmiş bir şirket.

Organizasyonu destekleyen/sponsor olanlar arasında ise, microsoft pilli, ceviz.net gibi oluşum, grup ve şirketleri görüyoruz. Konuşmacı katılımcılar listesinde ise Zeev Suraski, Derick Rethans’ı Cumhur Onat’ı ve daha bir kaç kişiyi görüyoruz. Bu kadar baktıktan sonra agrefisliğe ve hırçınlığa geçebilirim sanırım.

Bir şirket düşününki size şunları söylesin: eğer elinizde bir fikir/proje var ise, bu fikre/projeye inanıyor iseniz, sizleri dinlemeye hazırız. Değerlendirmelerimiz doğrultusunda fikir/projeniz için 500.000$ ile 4 milyon $ arasında yatırım yapabilir ve sizleri destekleyebiliriz. Değerlendirmelerimizi kağıt üzerindeki şeylerden daha çok ne kadar fark yaratabileceğiniz etkilemektedir. Biri size bunları söylediğinde sizin fikrinizin/projenizin ticari yanı kadar duruşu/yolu ilede ilgilendiğini görürsünüz, ancak hayalci olamamakta fayda var, yapmak istediğim ve sanat tarihinde bir fark yaratacak ancak geliri olmayan fikir/proje için bir kapital firmasından yatırım istemezsiniz.

Bir internet projesinde ise ticari başarının büyük bir kısmı (eğer bir e-ticaret sitesi üzerinden milyon $’lık yat’ı taksitle satan ve yılda en az 3 yat satmayı planlayan proje gibi bir şey değilse) kullanıcıların ürettiği veri ve bu verinin çektiği trafik ile gelmektedir. Çok kullanılan Sosyal ağlardaki başarının arkasında ise bu veri yığınının nasıl işlendiği ve sunulduğu yatar (bkz: facebook).

Bunların sonucunda fikrin/projenin kullanıcı sayısı, içerdiği veri ve üzerine doğru gelen trafik konuşulur. Yani projeniz bunları sağlamalıdır.

Tüm bunlardan sonra ister sadece bir geliştirici olun ister fikir/proje sahibi bir geliştirici olun fark etmez, konuşmamız gerekenler bu ayrıntılardır, gerçek dünyada bir web uygulamasında neler oluyor, nasıl oluyor, Hangi dili kullanmalıyız değil hangi teknikleri/yöntemleri kullanmalıyız? Özelliklede düşük maliyet yüksek verim için kullanabileceğimiz stabil durumdaki yazılımlar nelerdir? Bu yazılımların ne tür yetenekleri olmalıdır? Hangi yeteneklerini nasıl kullanabiliriz?

Daha basit’e indirip belkide şöyle bir soru sormalı ve bu soruya cevap aramalıyız. Ortalarda bir youtube yok iken, bir geliştirici olarak siz bu projede yer almanız gerekirse bu projeyi nasıl ayaklandırır, nasıl hayata geçirirsiniz? bir youtube nasıl yaparsınız? Yine bir geliştirici olarak pazarlanması, reklam biçimi, gelir modeli bizi ilgilendirmeden.

Bir internet projeleri risk sermayesi şirketi ise bu tür konuların dan daha önemli olduğunu biliyor olmalıdır. O halde bu etkinlikte “Haydi arkadaşlar XXX dilini kullanalım ve bir proje geliştirelim” havasının neden anlamıyorum anlamıyorum. Bir geliştirici olarak bir fikriniz/projeniz varsa veya sıradan bir geliştirici bile olsanız bunları zaten aşmışsınız demektir.

Neden bilmiyorum ama bunlar yerine “hangi dili kullanmalıyız?”, “XXXX dili nedir ne yapar?”, “XXX dilinde hede hödö” konularının bulunması pek anlaşılır gelmiyor. Sanırım derslerine biraz daha çalışmalı ve ödevlerini daha iyi yapmalılar.

6Jan/090

boşluklu

Bir süredir yazmadığımın farkındayım, aslında uzun bir süredir başka şeyler içinde bir şeyler yazmak istiyorum ancak garip ve alışılmadık bir hengame içerisindeyim bu neden ile vakit bulamıyorum. 2008 çok ilginç geçmişti, pek çok şey gördüm ve öğrendim iş adına, 2009′da neler yapacağım bakalım merak ediyorum.

Tagged as: , No Comments
30Aug/070

PHP vs. Ruby on Rails

İnternette gezerken oldukça fazla rastlamaya başladığım bu tür propaganda video veya makalelerinden pek hoşlanmıyorum bütün bu dedikleri doğru olsa bile RoR ile PHP'yi kıyaslamak nedir? Bir platform ile bir dili nasıl kıyaslar insanlar ve başka insanlar buna nasıl inanır? Sinirlenmemek için susmak daha iyi olacak sanırım.

Tagged as: , , No Comments
8Sep/060

Google’ı sevmeyen

google olsun, (insanın sevmediği bir şeyi yapması yeterince korkunç bir şey)... Hack mack dedik meğersem host'un sahibi host'u taşımış, bundan iki ay öncesinden haberim vardı ama insan iki ay öncede haber vermezki :) Her ne ise eski yazıları Google amcamdan rica ettim kırmadı kendisi, deli gibi dönen disklerin üzerinden SQL'cikleri ile alıp getiriverdi cache'inden.

(Yazar) Sevgili günlük..
(Günlük) ha can parem.
(Yazar) dumur.. hıms.. C.tesi günü buluşalımmı tenhada?
(Günlük) Tenhalarda ne işimiz var? park ormana gidelim?

Tagged as: No Comments
7Sep/061

Getti yavrum getti

Bu gün itibari ile #fm kanalından ^darkhunter'ın uyarısı ile fark ettimki benim blog birilerinin kara emellerine alet edilmiş ve içeriği maşşallah uçurulmuş. Daha önce bir muhabbet sırasında wordpress'te açık var ha denmesine rağmen kaale almamanın cezasını 10-07-2006 tarihine geri dönerek çekmiş bulunuyorum oysa bu akşam için yazmak sitediğim iki güzel hikayem vardı. Başka bi zamana artık. Ne yazıkki kendi günlüğümün rssFeed'ini almadığımdan son 2 aylık verileri tekrar giremiyorum. Hazır kırılmışken günlüğümün versiyonunu yükselttim (vesile oldu) bir ara vaktim olduğunda (ki olacak dur bakalım) yeni bir günlük yazabilirim, ancak merak ediyorum acaba bizim yuxel PHP5 kurabilirmi sunucuya eee symfony ile yazmak gerek ama dimi :)

(Yazar) Sevgili günlük...
(Günlük) Efendim?
(Yazar) Sence ben?
(Günlük) Süzme salaksın canım...

11May/060

Bu da başka bir şey.

Bu gün askerliğini yapan bir arkadaşım ile internet üzerinden konuşuyorduk tabii merakla soruldu "kaç gün kaldı la" cevap ta bir tuhaf "75 galiba", askerliğini yapmış biri olarak bu "galiba" ları hiç sevmem hele hele sonlara doğru ...

hemen vi say.php komutu konsolda verilir ve şöyle bir kod yazılır...
#!/usr/bin/php
< ?php
$gelis = mktime(0, 0, 0, 7, 26, 2006 );
$bugun = mktime(0, 0, 0, date('m'), date('d'), date('Y'));
$kalan = $gelis - $bugun;
echo date('z', $kalan)."
";
?>

ve sonuca bakılır.
kod karşı tarafa gönderilir..

(selam) 76 diyo lan bu?
hımm ama bu bu günüde sayıyor normalde bu gün sayılmaz...

(carco) ha? ne?
(selam) olm içinde bulunduğun günü neden sayıyorsun? o günü zaten yaşıyorsun olm..
(carco) ha anladım..
(selam) du patch geliyo...
(selam)
-$bugun = mktime(0, 0, 0, date('m'), date('d'), date('Y'));
+$bugun = mktime(0, 0, 0, date('m'), date('d')+1, date('Y'));

(selam) tamam şimdi 75 diyo evet 75 günün kalmış.. çabuk gel bekliyom burada... dgelde kod yazalım özledim beraber kod yazmayı yaws... daha network audio system kuracaz filmi bende izleyip sesi senin evdekiler 5+1 den dinleyecek ...
(carco) hahaha :)

acaba diyorum... bi gariplik yokmu bu işte...