blues brothers
konseri oldukça eğlenceli geçti, açıkcası 4 ön grubun olduğu bir konserde bu kadar çok eğlenebileceğimi sanmıyordum. Bu konserde kolay kolay görebileceğimi sanmadığım bir olay ile, ön grubun bis yaptığına şahit oldum ya yaşlanıyorum sanırım. Ha hakettilermi? hemde iki bis'i hakketiler. Ama birini yaptılar yazık.. Yavuz çetin'nin parçasını dinlemekte hem ayrı bir keyif hem ayrı bir hüzün verdi açıkcası. Anma gününe gidememiştim.
Çoşku, dans ve eğlence dolu tamı tamamına 7 saat'e yakın zaman geçirdim. İyi ki müzik var, iyiki arada bir kendimi toparlamama yardımcı oluyor.
Ha bu arada bunlarda konserden efendim, sanatsal çalışma beklemeyin benim bildiğim tek sanat geyik sanatı.
(Yazar) Sevgili günlük,
(Günlük) ha canım ha yiğidim?
(Yazar) Bu gün kim için ne yaptığımı düşünüyorum da hiç bir şey yapmadım. Ne olur bu işin sonu?
(Günlük) Fazla düşünürsen tımarhane olur.
Parılda çılgın elmas.
Pink Floyd'un kurucusu olan elmas gibi parlayan dâhi çocuk, madenci, Syd Barrett'ı kaybettik. Pink Floyd tarihinde önemli bir yer alan Syd Barrett, gruptan ayrıldıktan sonra onun için şarkılar söylendi, albüm yapıldı, kimse bilmedi nerede olduğunu, ne kadar uzakta, ne kadar yakında? Acaba kaç müzik insanı ayrıldığı grub tarafından şarkılar ve albüm ile anılır? Yaşadığı sağlık sorunları nedeni ile (şeker hastalığı) vefat eden Syd'in doktorları bilmem belkide sevenlerini fazla üzmemek için "huzur içinde" öldüğünü söylemişler. Anlatılacak şeyler var ama...

1946 - 2006
Gittiğin yer kötü bir yer değil Syd, eminim değil.
Anımsa genç olduğun günleri, hani güneş gibi parladığın.
Parılda çılgın elmas.
Şimdi gözlerinde bir bakış, göklerdeki kara boşluklar gibi.
Parılda çılgın elmas.
Çocukluğun ve yıldız kişiliğin kıskaca almış seni
Çelik rüzgarlarda esen.
Gel buraya hedefler, uzaktaki kahkahalar, gel buraya yabancı,
Destan olan, şehit olan ve parılda.
Ulaştın gizlere kısa zamanda, aya bakıp ağladın.
Parılda çılgın elmas.
Gece gölgeler tehdit etti seni ve gösterdin kendini ışıkta.
Parılda çılgın elmas.
Bıktırdın herkesi zamanlı zamansız ziyaretlerinle,
Çelik rüzgarlarda esen.
Gel buraya zaptedilemeyen, sen öngörülü, gel buraya ressam,
Sen kavalcı, sen tutuklu ve parılda
Kimse bilmiyor nerede olduğunu, yakında mı uzakta mı olduğunu.
Parılda çılgın elmas.
Kat kat yığılmış herşey ve seninle birlikte olacağım orada.
Parılda çılgın elmas.
Ve dünkü zaferin gölgesinde mayışacağız biz,
Ve gideceğiz meltemlerde.
Gel buraya küçük çocuk, sen kaybeden ve kazanan, madenci,
Doğruluk ve düşler için parılda.
Zaman (Time)
Sıradan bir günü oluşturan anları sayarak
Zamanı parçalarsın, kolaycacık harcarsın
Doğduğun topraklarda bir parça toprağın üstünde dolanarak
Sana yol gösterecek birini, birşeyi bekleyerek.
Yoruldun eve kapanıp yağmuru seyretmekten ve güneşte mayışmaktan
Daha gençsin ve yaşam uzun, harcayacak vaktin var bugün
Ve bir gün bakmışsın ki on yılı bırakmışsın ardında
Kimse söylemez sana koşacağın yeri, başlama işaretini kaçırmışsın.
Ve koşarsın koşarsın güneşi yakalamak için ama güneş batmakta
Ve dolanmakta tekrar sana görünmek için
Güneş aynı güneş aslında ama sen yaşlısın artık
Bir nefeslik ömrün var ve bir gün daha yakınsın ölüme
Gittikçe kısalmakta yıllar, vakit bulamayacağız galiba
Tasarılar ya sıfır ya da yarım sayfa karalama
Umutsuzluğa sarılarak avarelik etmek İngilizlere özgüdür
Vakit geçti bitti şarkı, söyleyeceklerim bitmedi ama.
Not: Bu gün iyi bir şeyler yapın.
Ve konser,
Tek kelime ile "mükemmel" di. Bunda dünyanın en güzel yosmasının, İstanbulun müthiş boğaz manzarasının katkısı yok desek yalan olur. Söz verildiği gibi 21:30 da sahnedeki yerini alan roger waters ve saz arkadaşları "in the flesh" ile konser açılışını yaptılar. Açıkcası hiç böyle bir şey beklemiyordum çünkü gerçekten iyi bir başlangıç ve performans sergilerdiler. Ardından gelen "mother" ile ağlamak istiyorum sayın seyirciler demek geldi içimden tutmadım kendimi zaten. Tabii orada bulunan binlerce kişinin katılımı ile "mother" daha bir "mother" oldu. "set the controls for the heart of the sun" ile devam eden konser, ışık, havai fişek (şelale) ve alev görsellerine tam destek veren vizyon gösterisi ile tam bir duyu tatmini yaşattı diyebilirim. Eğer tanrı varsa dün kesinlikle oradaydı ve sanırım aynı zevklere sahibiz. "Shine on you crayz diamound", "wish you were here", "have a cigar", "leaving beirut" ve daha pek çok parça, 2.5 saatlik tam bir şölen.
Açıkcası sonradan satışa sunulan ve bir süre için biletx sitesine ulaşılamamasına neden olan 1000 bilet sahibi ve kuyrukta bekleyen onca insan için acaba burası bu kadar kişiyi alacakmı diye düşünmüş dışarıda, daha da kötüsü berbat bir şekilde konseri izleyeceğimi düşünmüştüm. ama öyler olmadı kapıların açılması ile beraber yaklaşık 10 dk. içerisinde herkes içerideydi (otomasyon güzel bişi sanırım) ve en güzel yere kazık çakmıştık bile (chanlenger
) Yanımdaki sağlam floydian chanlenger ile beraber (sanırım muhabbeti pek sevmedi ama neyse
) 2 saatlik bekleyiş ardından sanırım "işte konser" "işte şölen" "işte budur" dememek ayıp olur.
İkinci yarı başlangıcı "time" ve ardından gelen "money" ile çoşkuyu arttıran, Bis ardından gelen "the happiest days of our lives", "another brick in the wall part 2","vera","brign the boys back home" ve "comfortably numb" ile biten konser seyircinin "wish you were here", "the happiest days of our lives", "another brick in the wall part 2","brign the boys back home","time" "mother","in the flesh" ve daha pek çok parçada katılımı ile çoşkuları tetikledikten sonra birden bitmesi, 1 Litrelik biranın ardından boşluğa düşmek. Gecenin 2 sinde evde olup 3 te yatmak. Sanırım daha fazlası olamazdı. Gecenin güzelliklerinden biride roger'ın bir motor ile boğaz'a doğru yol alırken ardındaki binlerce insana el sallaması oldu.
Not: Chanlenger iyiki girmişsin kanıma ve almışım bileti, iyiki oradaydım, iyiki oradaydın.
Not: daha yazmak istiyorum ama önce kafamı toparlamam gerekiyor.
Yoklama…
David gilmour'un yeni albüm partisi pek bi güzel gitti akşam akşam... pink floyd parçaları ile açılışı beklendi ardından bilmece bildirmece gibi bir takım etkinliksel muhabbetlerden sonra albümü baştan sona dinledik, burada dikkatimi çeken şey david gimour on an island albümü çalınırken sanki sohbetler azalmış, daha çok müziği dinleniyordu. (yada bana öyle geldi.) ardından yine pink floyd albümleri ile gece bittişe doğru giderken çıktım (efesciyiz.biz kardeşim alla alla).
Dikkatimi çeken kimi abukluklara değinmeyeceğim.. zaten onlardan çok miktarda görülüyor...
Ha bu arada evet yoklama alındı.
flodians….
haydi floydianlar... herkes orada olacakmı? yoklama alacam... (evet biliyorum, chanlenger evden izin kağıdı getirdi )
Parti…
David Gilmour On An Island Albüm Tanıtım Partisi için detaylar...
Mekan: Bronx
(İstiklal Cad. Terkos Çıkmazı No:8 Tünel/Beyoğlu)
Tarih: 10 Mayıs 2006 Çarşamba, 21:00
Giriş: Ücretsiz!
Program: On An Island Albümü dinletisi, DVD gösterimi, Sürprizler..
Ve pek çok Floydian....
Parti zamanı…
David Gilmour, On An Island albüm partisi 10 mayıs 2006 saat 21 de bronx'ta... Tüm floydianların orada olacağını tahmin ediyorum, (Challenger?) Umarım bir aksilik olmaz da bende orada olabilirim...
(Günlük) Sevgili yazar..
(Yazar) Buyur sesim....
(Günlük) Nedir bu sendeki pink floyd saplantısı?
(Yazar) neden olmasın, iyice bir bak göreceksin....
Anne
Anne bombayı atacaklar mı sence?
Anne şarkıyı sevecekler mi sence?
Anne hayalarımı parçalamaya çalışacaklar mı sence?
Anne bir duvar öreyim mi?
Anne başkanlığa aday olayım mı?
Anne hükümete güveneyim mi?
Anne beni cepheye sürerler mi?
Anne gerçekten ölüyor muyum?
Aaaaah, bu yalnızca zaman kaybı mı?
Sus şimdi bebeğim, ağlama
Annen senin tüm kabuslarını
Gerçeğe dönüştürecek
Annen kendi korkularının tümünü sana aşılayacak
Annen seni burada koruyacak
Kanatlarının altında
Uçmana izin vermeyecek ama şarkı söylemene belki
Annen her zaman bebeğini rahat ve sıcak tutacak
Oooooh bebeğim oooooh bebeğim ooooooh bebeğim
Tabii ki annen duvarı örmeye yardım edecek
Anne o bana göre bir kız mı sence?
Anne o benim için tehlikeli mi sence?
Anne o paramparça edecek mi senin küçük oğlunu?
Sus şimdi bebeğim, bebeğim ağlama
Annen tüm kız arkadaşlarını senin için denetleyecek
Annen pis birinin hayatına sızmasına izin vermeyecek
Annen uyanık bekleyecek dönüşünü
Annen her aman öğrenecek
Nerede olduğunu
Annen her zaman seni sağlıklı ve temiz tutacak
Ooooooh bebeğim oooooooh bebeğim ooooooh bebeğim
Sen her zaman benim bebeğim olarak kalacaksın.
Anne, bu kadar yüksek olması gereklimiydi duvarın?
Tüm floydianlar için ve bir kez daha..... ve yine yeni yeniden....
July morning
Bu şarkıyı neden seviyorum?
July Morning (Uriah Heep)
There I was on a July morning looking for love.
With the strength of a new day dawning and the beautiful sun.
At the sound of the first bird singing I was leaving for home.
With the storm and the night behind me and a road of my own.
With the day
came the resolution
I'll be looking for you.
I was looking for love in the strangest places.
There wasn't a stone that I left unturned.
I must have tried more than a thousand faces,
but not one was aware of the fire that burned
In my heart,
in my mind,
in my soul.
In my heart,
in my mind,
in my soul.
There I was on a July morning - I was looking for love.
With the strength of a new day dawning and the beautiful sun.
At the sound of the first bird singing I was leaving for home.
With the storm and the night behind me and a road of my own.
With the day
came the resolution
I'll be looking for you
(Yazar) Sevgili günlük...
(Günlük) ya iki dakka rahat bırakmadın, yine ne istiyorsun?
(Yazar) Ben aşık oldum.
(Günlük) Sakin ol, Derin nefes al, birazdan geçer.