Kapatmalar
Şu aralar Türkiye’deki bloglar sürekli kapatmalardan ve sansürlerden bahseder oldular ve haklılarda. Son olarak Digitürk isimli kuruluş yatırımlarını ve gelirini korumak için dünyanın en büyük bloglama hizmetini veren bir siteyi, blogger.com’u kapattı. (bu kapatmalarında çoğu google ve ilişkili şirketlerine geliyor nedense, ne tu kaka şirketmiş bu google). Bir şirketin kendini korumak için çalışma yapmasını ve haksız kazanç sağlayanları engellemeye çalışmasını anlıyorum ama yok uydudan cızz, şudaran bızz yapan bir teknoloji şirketinin pire için tüm yorganı yakmasını anlamıyorum. İlgili blog’u kapat anlarım ama benim yada arkadaşlarımın bloglarını ne için kapatıyorsun? Eminin Türkiye’de Futbol değil özgürlüğümüz önemli diyen pek çok digitürk kullanıcısı aboneliğini iptal ettirecek, pek çok basın ve yayın organında (internette) şirket aleyhinde çeşitli şeyler yazılacak ve çizilecek, bu tür bir şey silikon vadisindeki şirketlerden biri yapsa idi her halde hisseleri taban’a vurmuştu. (bkz: google’ın, steve jobs vefat etti haberinde başına gelenler). Eh ne diyelim teknolojiden anlamayan kişiler, teknoloji şirketi pazarlamacıları olsun, biz özgürlük diye atıp tutalım.
bilimde sansürlendi
internetin sansürlenmesi artık hayatımızın bir parçası, youtube, geocities, wordpress ve benzeri siteler derken artık hükümetimiz bilim adamlarının web sitelerininde kapatılmasına göz yumuyor. Bilimin sunduğu önerileri benimsemek zorunda değiliz. Bilimin önünü kesmek ancak ve ancak hastalıklı bir aklın ürünü olabilir.
Hazırlıklı olun, yakında beyinlerimizinde fişini çekecekler çünkü düşünüyoruz.
Başımıza siyah torba geçirdiler
Bir zamanlar YouTube kapıtılırdı alıştık, bu gün groups.google.com kapatılıyor, bunada alışırız, yarın images.google.com kapanır, onada alışırız, bir başka gün google.com kapanır. Bir gün bilgisayarımızıda kapatırlar yazı yazıyoruz diye, bir başka gün beyinlerimizi kapatırlar düşünüyoruz diye ve şimdi bizler ağızlarımızı kapatıyoruz, parmaklarımızı çekiyoruz klavyeden, acaba alışkanlıktan mı?