Zırvalama Tahtası symfony, debian, PHP5, SQL ve pek çok ayrıntı

19Dec/051

Ne oldu…

Ali amcaya? Hani idealtepe istasyonunun hemen altında derme çatma naylon kaplı kulübede sandal yapardı?
Ne oldu ilk okuldaki arkadaşım saim ve zelihaya?
Ne oldu da kaçırdık elimizden uçurtmanın ipini?
Ne oldu gökhan'a? haber alan varmı?
Ne oldu sütçü teyzenin yiğenleri gülnaz ve gülşah'a?
Ne oldu tüm mahellenin çocukları ile para toplayıp aldığımız meşin topun sevincine?
Ne oldu yeşim'e? neslihan, nihal, ayşegül ve diğerlerine?
Ne oldu da unuttuk ip atlamayı?
Ne oldu sümüklü güray'a? hani kara toprakla beraber oynadığımı oynadığımız günlere?
Ne oldu pınar'a, gören varmı?
Ne oldu kemal'e hakan'a, en son ne yapmıştık beraber?
Ne oldu Funda'ya, hani en son ne demiştim ben?
Ne oldu yukardaki bostanda mangal yaptığımız ve hiç bitmeyecekmiş gibi eğlendiğimiz günlere?
Ne oldu bostancı necmiye hanım'a ve onun dipsiz kocaman kuyusuna?
Ne oldu da unuttuk resim yaparken eğlenmeyi?
Ne oldu hayallerimize? ve hayal ederken mutlu olduğumuz günlere?
Ne oldu da unuttuk deli gibi kovalamaç oynamayı?
Ne oldu ağaçtan kopartıp yediğimiz mevyelere?
Ne oldu habire patlayan plastik toplarımıza?
Ne oldu sohbetlerimize? gizli yerlerimizde yaptığımız şölenlere?
Ne oldu kahkahalarıma?
Ne oldu sevinçlerimize?
Ne oldu ufak şeylerle gelen mutluluklara, gülümsemelere?
Ne oldu sadece öylesine yaptığımız ve eğlendiğimiz zamanlara?
Ne oldu umutlarımıza?
Ne oldu saatlerce bıkmadan yaptığımız geyiklerimize?
Ne oldu yıldızların altında içtiğimiz şarabımıza, hani bakkala peynir bıçağı ile açtırırdık ya plastik tıpasını?
Ne oldu sabahladığımız ve bıkmadan hiç sohbet ettiğimiz bitmeyecekmiş gibi akşamlara?
Ne oldu mutluluğa?
Ne oldu gezdiğimiz yollara? hala oradalarmı acaba?
Ne oldu sediğimiz şeylere? nasıl unuttuk onları?
Ne oldu mutlu olmanın tadını çıkarttığımız anlara?
Ne oldu sevinçle attığımız çığlıklara? duyan varmı hala?

(Yazar) Sevgili günlük...
(Günlük) Efendim?
(Yazar) Ne oldu tüm bunlara?
(Günlük) Sadece büyüdük.

30Nov/051

koşun koşun radyo başına…

Evet böyle başlardı trt1 çocuk radyosunun cıngıl'ı. Eskiden bizde televizyon yoktu (hayır 1980/90 arasından bahsediyorum o kadar yaşlı değilim), bir ufak siyah el radyomuz vardı ve bu cıngıl'ı duyduğumda dediği gibi radyonun yanına gider hem hikayeleri dinler hemde başka şeyler yapardım. birden aklıma geldi, hey gidi günler hey diyesim geldi içimden. Radyoda Zeki MÜREN çıktığında (şarkıları yani) pür dikkat dinlerdim onu, "biz ayrılamayız" derdi ve bende dinlerdim. Ahh birde türkü vs. lerdeki darbuları dinlemeyi severdim. Her ne ise yine melankoli yaptım sanırım. Tahtadan oyuncaklarımı saymadım daha :)

22Nov/051

Melankoli

Kar yağıyor İstanbul'a usulca,beni yine aldı bir melankoli, ne olacak bu halim?

2Oct/050

Ahh o eski günler….

Bu gün yeni gelen dvd'ler içerisinden "THE ULTIMATE DRUMMERS WEEKEND" ismi ile avusturalyada yapılan büyük bir davul festivaline ait iki dvd'yi izledim, aklıma eski günlerde (askere gitmeden önce) davul çaldığım (çalmaya çalıştığım desek daha doğru :) ) günler geldi ... derin ahh ulan ahh nerede o eski günler diye geçirdimv e festivalde yer alan bir hatun davulcuyu yakın takibe almaya karar verdim "VERA FIGUEIREDO" yakın zamanda kendisi ile ufak bir iki şey yazabilirim belki. Kimi ismini daha önce duyduğum ve belki kim olduğunu bilmediğim davulcuları sadece davul başında görmek güzel bir şey. Yeni gelen dvd'ler ile beraber koleksiyonum 72'ye çıkmış oldu ( hepsi konser ).

(Yazar) Sevgili günlük...
(Günlük) Ne var başımın belası?
(Yazar) Nasılsın?
(Günlük) Sanane?