Zırvalama Tahtası symfony, debian, PHP5, SQL ve pek çok ayrıntı

1Sep/070

Kod yazma sanatı

Çoğu zaman bir şeyler yazarken kendimi bir hikaye yada roman yazarı gibi düşünürüm (çoğunlukla şair olarak), bunun en önemli nedenlerinden biri kod yazımı sırasında dikkat ettiğim yazım biçimi, genel olarak kendimi belirli bir yazım biçimine alıştırdığım için her satır kod'un düzenli görünmesi önemli bir hal aldı, bunların en başında virgül, satır sonundaki boşluklar ve tab karakteri oluşturuyor. Eski hacker'lar vim ile çalıştığından kodlarının altına vim için set komutları bulunurdu ve böylece hangi makinedeki vim ile açarsanız açın aynı görünürdü, modern editörlerde de benzeri ayarları bir yerlerde saklama yeteneği olsa bile dosya içerisinde bu bilgiyi bulundurmadığı için büyük bir sorun oluşturmakta, acaba bir gün birileri bu satırları modern editörler için uygulanabilir hale getirirmi? Elbette kod üzerindeki her şeyi bir editör ayarlayamaz ama insanı biraz zorlasa? Sanırım Python'u daha fazla sevmeye başlamamım nedenlerinden biri bu. İnsanlardan her yerde aynı görünen ve okunabilir kod beklemek sanırım harici istekler dahilinde ve bunun için tanrıya dua etmem gerekiyor. (o kadar umutsuzum). Henüz şimdiye kadar kod sitilini önemseyen yerli bir firmaya rastlamadım ve rastladığım tek firma ise yabancı bir firmanın Türkiye ofisi idi. Üniversitelerde ne öğretiyorlar acaba? Boşa nasıl vakit geçirilir, nasıl özensiz iş yapılır bu derslerin başında olmalı. Cehenneme hoş geldiniz.

18Dec/060

Greenback Dollar (Hoyt Axton ve Ken Ramsey)

Yazan: Hoyt Axton ve Ken Ramsey
Tarih: 1963

=Greenback a Dollar=

Some people say I'm a no-'count
Others say I'm no good
But I'm just a natural-born travelin' man
Doin' what I think I should, oh yeah
Doin' what I think I should

And I don't give a damn about a greenback-a dollar
Spend it fast as I can
For a wailin' song and a good guitar
The only things that I understand, poor boy
The only things that I understand

When I was a little baby
My mama said "Hey son,"
"Travel where you will and grow to be a man
and sing what must be sung, poor boy"
Sing what must be sung

And I don't give a damn about a greenback-a dollar
Spend it fast as I can
For a wailin' song and a good guitar
The only things that I understand, poor boy
The only things that I understand

Now that I'm a grown man
I've traveled here and there
I've learned that a bottle of brandy and a song
The only ones who ever care, poor boy
The only ones who ever care

And I don't give a damn about a greenback-a dollar
Spend it fast as I can
For a wailin' song and a good guitar
The only things that I understand, poor boy
The only things that I understand

Some people say I'm a no-'count
Others say I'm no good
But I'm just a natural-born travelin' man
Doin' what I think I should, oh yeah
Doin' what I think I should

And I don't give a damn about a greenback-a dollar
Spend it fast as I can
For a wailin' song and a good guitar
The only things that I understand, poor boy
The only things that I understand

And I don't give a damn about a greenback-a dollar
Spend it fast as I can
For a wailin' song and a good guitar
The only things that I understand, poor boy
The only things that I understand
The only things that I understand, poor boy
The only things that I understand

== Yeşil dolar ==

Bazı insanlar benim kötü olduğumu söyler.
Diğerleri iyi olmadığımı söyle
Ama ben sadece doğuştan seyyah bir adamım
Yapmam gerektiğini düşündüğüm şeyi yapan, O, evet
Yapmam gerektiğini düşündüğüm şeyi yapan,

Ve yeşil dolarların hiçbiri umurumda değil,
Harcayabildiğim kadar çabuk harcarım.
Ağlak bir şarkı ve iyi bir gitar,
Anladığım şeyler sadece bunlar, zavallı çocuk,
nladığım şeyler sadece bunlar,

Ben küçük bir bebekken,
Annem derdi ki, Hey, oğlum
Bir adam olup büyüyeceğin yere seyahat et
Ve söylenilmesi gereken şarkıyı söyle, zavallı çocuk.
Ve söylenilmesi gereken şarkıyı söyle.

Ve yeşil dolarların hiçbiri umurumda değil,
Harcayabildiğim kadar çabuk harcarım.
Ağlak bir şarkı ve iyi bir gitar,
Anladığım şeyler sadece bunlar, zavallı çocuk,
Anladığım şeyler sadece bunlar,

Şimdi yetişkin bir adamım,
Orada burada seyahat ederim.
Öğrendim ki bir şişe birendi ve bir şarkı,
Birinin umursadığı şeyler sadece bunlar, zavallı çocuk,
Birinin umursadığı şeyler sadece bunlar,

Ve yeşil dolarların hiçbiri umurumda değil
Harcayabildiğim kadar çabuk harcarım.
Ağlak bir şarkı ve iyi bir gitar,
Anladığım şeyler sadece bunlar, zavallı çocuk,
Anladığım şeyler sadece bunlar,

Bazı insanlar benim kötü olduğumu söyler.
Diğerleri iyi olmadığımı söyler
Ama ben sadece doğuştan seyyah bir adamım
Yapmam gerektiğini düşündüğüm şeyi yapan, Oh, evet
Yapmam gerektiğini düşündüğüm şeyi yapan,

Ve yeşil dolarların hiçbiri umurumda değil,
Harcayabildiğim kadar çabuk harcarım.
Ağlak bir şarkı ve iyi bir gitar,
Anladığım şeyler sadece bunlar, zavallı çocuk,
Anladığım şeyler sadece bunlar,

Ve yeşil dolarların hiçbiri umurumda değil,
Harcayabildiğim kadar çabuk harcarım.
Ağlak bir şarkı ve iyi bir gitar,
Anladığım şeyler sadece bunlar, zavallı çocuk,
Anladığım şeyler sadece bunlar,
Anladığım şeyler sadece bunlar, zavallı çocuk,
Anladığım şeyler sadece bunlar.

11Sep/060

blues brothers

konseri oldukça eğlenceli geçti, açıkcası 4 ön grubun olduğu bir konserde bu kadar çok eğlenebileceğimi sanmıyordum. Bu konserde kolay kolay görebileceğimi sanmadığım bir olay ile, ön grubun bis yaptığına şahit oldum ya yaşlanıyorum sanırım. Ha hakettilermi? hemde iki bis'i hakketiler. Ama birini yaptılar yazık.. Yavuz çetin'nin parçasını dinlemekte hem ayrı bir keyif hem ayrı bir hüzün verdi açıkcası. Anma gününe gidememiştim.

Çoşku, dans ve eğlence dolu tamı tamamına 7 saat'e yakın zaman geçirdim. İyi ki müzik var, iyiki arada bir kendimi toparlamama yardımcı oluyor.

Ha bu arada bunlarda konserden efendim, sanatsal çalışma beklemeyin benim bildiğim tek sanat geyik sanatı.

blues brothers turkey

(Yazar) Sevgili günlük,
(Günlük) ha canım ha yiğidim?
(Yazar) Bu gün kim için ne yaptığımı düşünüyorum da hiç bir şey yapmadım. Ne olur bu işin sonu?
(Günlük) Fazla düşünürsen tımarhane olur.

30Dec/050

No woman, No Cry…

everything is gonna be alright.

(Günlük) Sevgili Yazar...
(Yazar) hıms...
(Günlük) Bazen olur öyle, oluruna bırakmak lazım gelir. Düşünmeden, endişe etmeden.
(Yazar) Zaman, zaman....

28Dec/050

Bok çukuruna düşmüş ve boğazıma kadar batmış gibi..

Evet aynen böyle diyorum bu aralar "iyimisin?" diye soranlara... Biliyorum bu soruyu sadece gerçekten karşısındaki kişiye değer veren insanlar sorar ve onlarda zaten ne demek istediğimi hiç açıklama yapmadan anlayabilecek olanlardır. Konuşmaya gerek yoktur hani ya, derdini anlamak için bakışlarına bile ihtiyaçları yoktur, hissedebilirler ya hani bazen, işte öyle insanlardır. Diğerleri klişe sözleri tercih ederler "na'ber?", "nasılsın?" gibi. onlarada iyiyim derim. Zaten ne desem ki?

Her ne ise bu aralar yazacak çok şey biriktirdim, hepsini aynı bir entry ile yazmaya üşeniyorum o nedenle alt alta yazayım.

Taşındım, artık tek başıma ve bostancıda yaşıyorum. Eğlenceli bir yer ama bazen yanlızlıktan canım sıkılıyor, özellikle akşamları. İşte o zaman eskiden yapamadığım bir şeyi yapıyorum, tek başıma içiyorum.

Geçen gün evde canım sıkılıp yine sabahın köründe içmeye başlayınca "ne yapıyorsun lan, yinemi zirveye çıkmaya niyetlendin, kendine gel" dedim ve dışarı çıktım, pederin yanına gittim. Peder evde yoktu bende makinemin başına geçtim, bir kaç dakika sonra peder geldi bir selam sabah muhabbeti geçti, bir kaç dakika sonra elinde bir fincan kahve ile (ki daha önce böyle bir şey yaptığını hatırlamıyorum) geldi.. şaşırdım, "hayırdır peder, ne oldu" dedim "içersin oğlum" dedi, "eyvallah o zaman" dedim bende, bir kaç dakika sonra "hepii börtdey du yuuu" demeye başladı bir kez daha şaşırdım, "baba karıştırıyon galiba benim doğum günüme daha çok var dedim", şöyle bir baktı "siktiret, senin için her gün doğum günü" dedi, peder de beni tanımaya başladı galiba :) Geyik mode = on :)

Bu akşam moralim çok bozuktu, Biraz erken içmeye başladım, bilenler bilir evdeki depoyu, 1 şişe votka, 3 şişe şarap, 10 bira,1 ufak rakı, (yıl başına doğru depoyu biraz daha arttırmayı düşünüyorum) Hah işte o depodan geriye 4 bira, yarım şişe votka, 2 şişe şarap kaldı, rakıya daha dokunmadım. Bir ara sigara paketinden bir sigara çıkartıp masanın üzerine koyup sigara ile yaklaşık olarak 2/2.5 saat muhabbet ettiğimi hatırlıyorum, gerçekten çok ilginç ve çok zevkli bir gece oldu :) sabah uyandığımda iki şişe bira gördüm, e onlarda beni gördü, kıyamadım onlarıda içtim. Hala sarhoşum, uykusuzum. Yinede güzel bir gece idi.

Kimileri bilir, fahişeleri çok severim çünkü korkacakları ve saklayacakları bir şey yoktur, çok güzel sohbet edilir her şey hakkında, her şekilde sohbet edilir. Ve yalan söylemezler, buna ihtiyaçları yoktur çünkü zaten ne görünüyorlarsa, ne yapıyorlarsa o'dur onlar. Pek çok kadına duyduğum saygıdan, sevgiden çok daha fazla saygı,sevgi duyarım onlar için. (yazmak içimden geldi neden bilmiyorum)

İnsanlar, ilişkiler, özlemler, ihtiyaç duyulan şeyler, hakkında yazmak istediğim çok fazla şey var ama neyse.... Şimdilik kimseyi kırmamaya özen gösteriyorum, özelliklede bu durumda iken. Bilmeden, istemeden kırdıklarım varsa, görmezden gelin. Olur bazen böyle şeyler...

24Dec/052

Yine yılbaşı…

Geliyor, ve yine beni bir sıkıntı kaplıyor... Pek sevmem yılbaşlarını, bana hep yanlız olduğumu ve bir sene daha yanlız yaşlandığımı hatırlatmaktan başka hiç bir şeye yaramaz. Hatırlamıyorum bile tek başıma geçirmediğim en son yılbaşı ne zamandı. Sanırım bu seferde bana yine aşk'a nispet yaparcasına bir şişe şarap, ve bana nispet yaparcasına bomboş sokaklar kalacak.

27Oct/050

Tam şu anda

Tam şu anda kimsenin dolaşmadığı, olmadığı bir yerde kahve ve sigaramı içmek istiyorum sessizliğe arkadaşlık yaparak yalnız.
Ve martıları izlemek istiyorum. Bir ben bir kahve ve bir sigara. Saatlerce oturmak oturmak denizin mavisinde.

Evet tam olarak bunları istiyorum.