Tuhaf işler…
Bugün kan testi yaptırmak için hastahane'ye gittim. Kan testi yapılacağından akşam 23'den sonra bir şey yemek içmek yasak'tı, e bende hiç bir şey olmasa kahve içmeden duramam erkenden yattım. Tabii sabahın köründe uyanıp saat 9:00'da hastahaneye gittim ki kahve içebileyim. (bir ara madde bağımlılığı içinde tedavi görmek lazım
) E sabahın köründe gitmişsin milletin daha uykusu açılmamış, bari dedim şu insanları bir eğlendireyim kendimde stress'ten kurtulayım, ofis ortamındaki muhabbetin hepsini olmasada (ki asla olamaz zaten ) bir kısmını taşıdım. Hemşire ablalardan bir tanesi en sonunda sen tiyatrocumusun kardeşim dedi
Umarım bu sabah onlar için güne iyi bir başlangıç olmuştur.
Ablalardan biri iğne yapmak için çağırdığında oldukça fazla stress'liydim (iğneden tırsıyom kardeşim) Ama ne olup bittiğini anlamadan (tam havalarda çok güzel canım derken) bitti dedi, şaşırdım hayatımda ilk defa hiç acıtmadan ne olduğunu bile anlamadan bir iğne kolumdan içeri girip çıkmıştı bile. Keşke yanımda bir çiçek olsa idi ablaya vermek için. Sadece teşektür edebildim. (hazırlıksız yakalandım).
Akşam Kadıköy'e gidip biraz takılacağım uzun zamandır görmediğim insanları görüp konuşmak yapmayı istediğim şey, ardından biraz yürüyüş, Fenerbahçeye kadar, asker'lik arkadaşım ile buluşmak için. Sonrası zaten belli, geyik ve eğlence
.
Bu arada birileri geri saymayı unutmuş ancak, Steve VAI konseri için geri sayım'a ben devam ediyorum. Biiiiiiiiiiirrrrrr.....
Bu arada ev tutmak gibi bir durumda söz konusu oldu, Esin ile birlikte bir eve çıkmayı düşünüyoruz (beğendiğimiz ev biraz pahalıda olsa) eğer başarabilirsek Avrupa yakasında yok başaramaz ise Anadolu yakasında, Bostancı'da oturacağım. Her ne ise hayırlısı demek gelir içimden derim hatta...
November 19th, 2005 - 14:17
ya ben içimden sayıyordum…